Tecrübe ne kadar da önemliymiş bu hayatta. Kafamıza vurula vurula öğretilen dersleri tekrarlamamak ne kadar da önemliymiş meğerse. Bugün anladım ki söylenilen o meşhur cümle ne kadar da doğruymuş. Yüzü gülen insanların aslında içlerinin kan ağladığını bugün öğrendim ben. İçim kan ağlıya ağlıya.
"Olsun. Demek ki böyle olması gerekiyormuş" diyebiliyor olmam beni daha da cesur kılıyor aslında. Bu cümleyi söyleyebilecek kapasiteye sahip olmam beni daha da cesaretlendiriyor açıkcası. Sağ elim ile kendi sırtımı sıvazlayıp "Bravo sana" diyorum.
Diyorum; çünkü içinde bulunduğum bu madenin ışığı bu davranış. Çünkü hayatta pes etmeye yer yok. Çünkü hayırlısı ne ise o olacak. Biliyorum. İnanıyorum.
Onun dışında, benim ruh halimi iyi yön de etkilemeyecek durumlardan kaçıyorum. Türkçe radyo dinlemiyorum mesela. Yavaş değil hızlı bir melodi de olsa, şarkı sözleri eski bir hatırayı geri döndürmeye birebir yetiyor. Bazen eski bir kokuyu bile geri getirebilecek güce sahip olması üzücü.
Hatırlamış iken, müzik listemi yenilemem lazım.






