Ben Küçükken


Ben küçükken adrenalin seven bir çoçuktum. Etrafımdakilerin bana "erkek Fatma" diye hitap edişi hala kulaklarımda. Ağaca tırmanmasını çok severdim mesela. Çardağın tepesine çıkıp kiremitlerin de oturmaya bayılırdım. Sokaklar da yürümesini çok severdim. Şapkayı kafamdan çıkartmak çok zor olurdu. Pantolonumdan da zincir eksik olmazdı. 

O zamanlar "Blue" grubunu çok severdim. Duvarlarım da posterleri vardı. En çok da Duncan'a bayılırdım. Ne de yakışıklı gelirdi gözüme. İtiraf etmeliyim ki benim ilk MSN adresim duncan-busra idi. 

Bizim ev de bir bavul her cuma günü kapı da olurdu. Her cuma akşamı Sapancaya gidilir, pazar akşamı da dönüş yolu başlardı. Eğer cuma günü geç gidilirse, babanem "neden geç kaldınız?" diye kızardı bize. Ben Sapanca'yı köy olarak bildim. O zamanlar herkes birbirini tanırdı. Topumu aldığım gibi basketbol oynamaya giderdim. Hala kısa boylu oluşumu ne siz sorun ne ben söyleyeyim. 


Yolda "Şinasi'nin kızı gelmiş." diyen herkes ile konuşurdum. Başımı okşarlardı. Babana selam söyle deyip de gönderirlerdi beni. Kırkpınar'dan Soğuksuya oradan da Tepebaşına yürürdüm. İlk defa ben Sapanca da gecelere kadar dışarı da kaldım. O zaman oralar çok masumdu. Şimdi İstanbulluların mekanı olup, yazlık evleri ile doldu. Büyük dede evinden ağaç, taş ve toprak görmek yerine havuz su sesleri duyuyoruz artık...

Yeseren YaprakBen küçükken çok zayıftım. 1 yaşından önce yürümeye başlamışım ve anneme "bu kızı yürütme, bir yerleri kırılacak." derlermiş. Çok yemek seçerdim, çok. Sofradan en son kalkan bendim. Bitiremediğim yemekleri tencereye geri koyardım ama annem hep anlardı. Kabak, mantar, biber, havuç, ıspanak, balık, enginar ağzıma sürmezdim. Hayatım vitaminler, kemik taramaları, MRI'lar ve pekmez suları ile geçti. Neyseki sonun da kilo aldım da işler yavaş yavaş yoluna girdi. 

Çok da inatçıydım ben. Asla istemediğim şeyi yapmazdım. "Keçi bu keçi, boşuna konuşma." derdi annem. Ve benim istediğim bir konu var ise, gelir gider onu tekrarlandım. Sonun da pes ettirir, istediğime ulaşırdım. Hihihihihihi

Ben küçükken okuldan geldiğim gibi ödeve otururdum. Önlüğüm hala üstüm de olurdu. Anneme okulda neler olmuş hemen anlatırdım. Babam geldiğin de de aynılarını ona aktarırdım. 

Sokakta babam gelene kadar oynardım. Babam eve geldiğin dışarı çıkılmaz, dışarıda isen de eve gidilirdi. 

Ah çoçukluğum ah, ne de özelsin.

Biliyorum çok uzun oldu. Ama ben bu mimi çok sevdim. Teşekkürler Sade ve Derin. Kucak dolusu sevgiler.

Sağlıkla Kalın.

Okumak İstersen;
Bu Tarz Benim

23 comments:

  1. erkek Fatma demek:) Bu mimi ben de çok sevdim:) Neşeyle okudum canım..

    ReplyDelete
  2. Burç koç mu yoksa? Keçi bu keçi kısmı benim kızımı hatırlattı :)
    Çok uzun değil ya...
    Ama sen küçükken çoooook tatlıymışsın...yani tabi ki şimdi de öyle ama küçükler daha da sevilir ya :)
    Ben de başka mim cevapladım, sen de ona bak, çok gülersin ama :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oğlak burcuyum :) Teşekkür ederim. Hemen bakıyorum

      Delete
    2. Tamam o da inatçıdır, o da eşim oluyor. Ah vah bana!... :D

      Delete
  3. Ay ne güzel bir çocukmuşsun sen. Yerim seni tatlı keçi! :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hihihihihihi, utandım :) teşekkür ederim

      Delete
  4. Inatcimiymissin sen :) off yaa cocukluk ne guzel di mi. Ne tatliymissin . Baba otoriter hi?
    Sapanca cok gzl bi yer . Ne kadar guzel gecmis cocuklugun. ;)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslinda tam tersi, cok yumusaktir kendisi. Ama annem hep bize baba korkusu yasatti :) Tesekkur ederim.

      Delete
  5. Altın saçlı mavi gözlü kız romanı bu kızdan esinlenerek yazılmış işte :) Kız kardeşimle beraber okuduk yazını. Ya valla ben bu kızı bi yerden tanıyorum falan dedi. Ben de nerden tanıcaksın dedim. Adı ne dedi sonra yeşeren yaprak deyince gitti :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. :) Tesekkurler. Biliyor musun, benim lise zamanlarim da mynet cok kullanilirdi ve ben orada okey cok oynardim. Onca masadan beni taniyan birisi gelir benim odam da ve masam da olurdu. O yuzden dunya kucuk. Belki taniyordur :) Adim Busra.

      Delete
  6. Ya Duncan a yakışıklı demeyen mi var acaba o zamanlarda.
    Sarışın sevdirir insana :d
    Deep hepimizi çocukluğumuza götürdü resmen ya :p
    Sen de bunlara ortak oldun vuu :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok iyi hatırlıyorum ya Duncan James için ölüp biterdi kızlar ya da Ryan Lee için :)

      Delete
    2. Az Lee kavgası da olmadı hangisi daha iyi falan dye :)

      Delete
    3. Evet evet. Hatırlıyorum :) Aynı senelerin çoçukları olmamız güzel

      Delete
  7. ne güzel yani haftasonların hep sokaklarda geçmiş çok tatlı geçmiş çocukluğun :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kesinlikle sokakta büyüdüm diyebilirim :) çok teşekkürler

      Delete
  8. Maşallah, gözlerin güzelliği:)

    ReplyDelete
  9. Replies
    1. Ben ayırdığınız zaman için teşekkür ederim

      Delete
  10. Gerçekten başarılı olmuş başarılarınızın devamını dilerim

    ReplyDelete

Yorumunun ne kadar değerli olduğunu anlatmaya calışsam altından kalkamam. Bunu bil istedim.